25 Ağustos 2011 Perşembe

Cahiliye Devri


13.09.2009 13:11

   cahiliye devri, 20.yy geç islami hareketleri tarafından uzun uğraşlardan sonra modern içerikle tekrar yaratılmıştır. 20.yy'da islam dünyasında modernleşmeci laik akımların iktidara gelmesinden sonra uyguladıkları kurtuluş reçeteleri, kendilerinin olumlanması haricinde fikri özgürlük içermeksizin, sadece hayata dair gardrop yenileştirmesinden ibaret kalmıştı. çok geçmeden, geleneksel olarak inancı kuvvetli kesimde kendi muhalefetini yarattı. bu kesim abd soğuk savaş politikası sayesinde din düşmanı şeytan olarak algıladığı sosyalizmle herhangi bir düşünsel ilişkiye giremediği gibi, baskılar nedeniyle liberal bir düşünsel iklimden de faydalanamadı. bunun sonucunda laik egemenlerin sebep olduğu toplumsal değişime tepkili, muhafazakâr bir geriye dönüş ideolojisi yarattılar.

   ancak bu geriye dönüşü devrimci bir ileriye gidiş olarak sunmaları gerekiyordu. zira modern laik akımlar iktidara yüzlerce yıldır süren bir geriliğin sonucunda toplumun sessiz izniyle gelmişlerdi (halkın bunlara yığınsal direniş gösterdikleri filan islamcıların palavrasıdır). rakip olarak kendilerininde aynı ilerleme mitosuna hitabı şarttı. geriye dönüşü haklı kılabilmek, onun toplum nezdinde devrimci bir atılım olarak olumlanabilmesini sağlamak için yapmaları gereken, yaşadıkları toplumu kendi geriye dönüşlerinden daha geri bir toplum olduklarına ikna etmekti.

   eğer yaşanılan toplum cahiliye toplumu olarak konumlanırsa, hiç kuşkusuz kendi islama dönüş ideolojileride, o dönemi sonlandıran daha ileri bir dönem olarak kabul edilen muhammed dönemi olarak sunulabilirdi. bu ideolojik manipülasyon hiç kuşkusuz alabildiğine zekice ve başarılı bir çözümdür. tüm müslümanların zihninde cahiliye dönemi gerilikle eşdeğer bir anlama default olarak sahiptir. islamiyet ise bu geriliği sonlandıran ilerici hamle olarak vardır. bu düşünüş salt inanç olarak değil mesela kız çocuğu öldürme hikayesi üzerinden maddi örneklerle bezeli tarihsel gerçek olarak, somut bir kavrayış olarak zihinlere nakşedilmiş haldedir.

   islamcılar teorik çerçeveyi böyle başarıyla kurunca hemen eyleme geçtiler. öncelikle topluma cahiliye devrinin geçmişte kalmış bir dönem olmadığının anlatılması gerekiyodu. ironiktir o lanetledikleri jakoben laik düşmanları gibi onlarda toplumun genel kabul görmüş inançlarını yıkmak için halka rağmen halk için islamiyet yaptılar. seyyid kutub, mevdudi ve benzeri islamcılar cahiliye devrinde geçen kavramların modern eşdeğerlerinin teşhirine geçtiler. laik liderler putlarla özdeşleştirildi. medeni hukuk ve islama dayanmayan yasalar islam öncesi cahiliye devri adetleri ve kurallarıyla benzeştirildi.

   allaha ve islamiyete inandıklarını söyleyen kitleye, cahiliye devri arapları da allaha inanıyordu dediler. onlarda tek allah var diyor ama yanında yardımcı olarak putlara tapıyordu, bakın sizde aynısını yapıyorsunuz dediler. sürekli iktidarın insanın elinde olamayacağının allaha ait olduğunun altını çizdiler. iktidar mevcutta da zaten halkın değil sınırlı sayıda insanın elinde olduğu ve bunlar güncel eksikliklerin sorumlusu olarak görüldüğü için halk buna karşı çıkmadı. tam tersine daha adil birinin ( "allahtan daha adil kim olabilir ki")eline geçmesini olumladı.

   allah, şeriat, tevhid ve diğer kavramları birebir toplumlarını cahiliye dönemi olarak gösterir şekilde yeniden yorumladılar. bir kere bu benzeşmelerin izahı ve doğruluğunun tasdiki halledilince, sonraki aşama cahiliye devrini sonlandıran islamın hayatın tümünde geçerli olarak uygulamaya alınmasının talebinden ibaretti. zira artık islam ideolojik olarak tüm bu karanlığa son verecek, geçmişte son vermiş, yegane alternatif oluyordu. islam ilerleme oluyordu.

   üstelik bu yeni devrimci islam, geçmişte yaşanmış bir özgürlük garantisi veriyordu. cahiliye baskıcıydı, muhammediye özgürleştirici. yaşayan bir peygamber veya halifesi tarafından getirilmiyordu. yani yaşayan bir şahısın keskin pençeleri arasında tek kişi zulmüne dönüşemezdi. iktidarda yerleşik rakip rejimlerin genelde tek kişi siyasi baskı rejimleri olduğu dikkate alınırsa bu alabildiğine özgürleştirici bir alternatif gibi geliyordu ilk bakışta.

   işte cahiliye devri ; geç dönem islami hareketleri tarafından, kendi geriye dönüş taleplerine modern ve ilerlemeci bir anlam verebilmek, jakoben bir tarzda islamın yeniden yapılandırılmasına halk zihninde haklılık katmak amacıyla, terimlerin anakronik olarak  günümüze taşınarak benzeşlikler üzerinde yeniden üretilmesi yoluyla 20.yy'da tekrar inşa edilmiş bir frankenstein'dır.

Hiç yorum yok: